5 Mart 2016 Cumartesi

Ölüm Patikası- Tim Weaver

Tanıtım:


Kitabın adı: Ölüm Patikası
Orjinal adı: The Dead Tracks
Yazarın adı: Tim Weaver
Yayınevi: Ephesus
Sayfa: 492
Baskı: 2016
Alınan tarih: 02.Mart 2016
Fiyatı: 25₺
Puanım: 7/10


Arka kapak:


Bir asır önce idam edilmiş azılı bir katili bugün görseniz ne yaparsınız ?

Londra’da kaybolan ve bulunmayan genç kız ve kadınlar…

Bir ormanda, yer altındaki korkunç bir galeride mumyalanmış cesetler…

David Raker, altı aydır kayıp olan Megan’ı araştırdıkça, onun hakkında bildiği her şeyin bir yalandan ibaret olduğunu fark eder. Kızın etrafındakiler ölmüştür.
Diğerleri konuşamayacak kadar korkmaktadır ve Megan’ ın sırrı, dedektifin hayatına  mal olabilir.

Çok geçmeden, ipuçları onu şehrin kıyısındaki bir ormana yönlendirir.
Korkunç bir tarihe ev sahipliği yapan bir yer; bir zamanlar acımasız, sapkın bir seri katilin avlanma sahası.

Diğer adıyla, ölüm patikası.



Yorumum:

Kitap, Megan'ın kaybolmasından birkaç aı sonra ailesinin bir dedektife duruma tekrar açmasıyla. Başlıyor. Megan, bir anda ortadan kayboluyor ve öncesinde hiç kimse durumu çözemiyor. Eski bir gazeteci Raker bu işin peşini bırakacak gibi de görünmüyor. Kayıp insanları bulmak için kendini bu işe adadı. Kızın bir anda ortadan kaybolması gerçekten çok anlamsız ve soru işaretleri dolu.

Raker, Megan'ı bulmak için önce arkadaşlarıyla ve yakın çevresiyle konuşup bilgi toplamaya başlıyor. Bir yerlerde sorun var ama nerede!

Olayın iç yüzünü araştıran dedektif malesef çok daha farklı, karanlık ve tehlikeli bir işin içinde buluyor kendini. Çünkü bu, ortandan durduk yere kaybolan ilk kız değil. 

İpuclarını takip ederek kendini yeraltında bir sürü mumyalanmış cesetle karşı karşıya bulan dedektif için tabi herşey değişmeye başlıyor.

Tehlikenin icine düşen dedektif Megan'ı bulmak için elinden geleni yapıyor. Canı pahasına herşeyi..

Evet, kitabı sevdim fakat bazı yerler eksik geldi bana. Keşke Megan'ın gözünden de bölümler olsaydı diye düşünmeden edemedim. Aksi halde güzel bir polisiyeydi.


4 Mart 2016 Cuma

Yağmurla Gelen Mutluluk- Amber L. Johnson

Tanıtım:

Kitabın adı: Yağmurla Gelen Mutluluk
Orjinal adı: Pupple Jumping
Yazarın adı: Amber L. Johnson
Yayınevi: Yabancı
Sayfa: 174
Fiyatı: 14₺
Baskı: 1. Baskı Ocak 2016
Alınan tarih: 26 Şubat 2016
Puanım: 7/10


Arka kapak:

2014 Goodreads En İyi Genç Yetişkin Kitabı Adayı

Yağmurla Gelen Mutluluk, farklılıkların aslında ne kadar abartıldığını ve sevginin karşısında hiçbir şeyin duramayacağını bir kez daha gözler önüne seriyor...

Söz konusu aşksa, sıradan diye bir şey yoktur.

Herkes Colton Neely’nin özel olduğunu düşünüyordu.

Lilly Evans ise büyüleyici olduğunu...

Çocukluk arkadaşlarıyken bir kaza yüzünden yolları ayrılmıştı. Yıllar sonra buluştuklarında ise Lilly, Colton’ın ne kadar özel olduğunu ve onu daha fazla tanımak istediğini keşfedecekti. Ve Colton’ı tanıdıkça, ona daha çok bağlanacaktı.

Ancak Lilly, sevgisini kelimelerle ifade etmekte dahi zorlanan bu çocukla ilişkisini dilediği gibi yürütebilecek miydi?

“Bir gün oğlumun yaşamasını isteyeceğim türden bir aşk hikâyesi.”
 - Qwen Salsbury, Çoksatan The Plan kitabının yazarı




Yorumum:

Colton ve Lilly.

Çocukluk arkadaşı olan bu iki genç. Lilly o dönemlerinde çok sakar birisi. Basını sürekli belalar açan, resmen canlı bomba misali..

Colton ise yakışıklı olmasına rağmen çok fazla içine kapanık konuşmayı beceremeyen birisi. Şahane resimler yapıyor. İyi bir sanatçı adayı.

Yaşadıkları bir kazadan sonra bu iki arkadaş bir süre ayrılıyorlar. Farklı hayatlara gidiyorlar.

Lilly, Colton'ı her zaman sevdi. Ona hep ilgiyle baktı ve onu hep gizemli buldu.

Yıllar sonra yolları tekrar kesişen bu iki insan icin artık hayat akışı değişiyor. Lilly aslında Colton'ın Asperger Sendromu hastası olduğunu öğreniyor ve aslında kendine içten içe kızıyor. Bir zamanlar ona bu kadar yakın olan bu insanın hayatındaki bu kadar önemli olan bu detayı nasıl farketmediğini düşünüyor.

Evet, bizler de öyle değil miyiz aslında? Bakmak ve görmek arasındaki farkı ayırt edemiyoruz zaman zaman. Her ne kadar zorda olsa hayat bize bu ayrımı ancak gözümüzün içine soktuğunda farkediyoruz.

Evet, Colton özel bir insan. Sosyal olarak eksik. İletişim sorunu var ve bunun en temel nedeni de hastalığı. Lilly, ona yaklaşırken daha dikkatli ve daha saygılı yaklaşıyor ve bu tutumu taktire şayandı benim için.

Kitabı aslında sevio sevmedigime karar veremiyorum. Cünkü kitapta bir olay yoktu. Duygusal mücadeleler vardı. Kitabı okurken sıkılmadım ama sanki yazar biraz daha baskın bir olay zinciryle yazabilirdi diye düşünüyorum. Olaylara hızlı giriş yapılması sanırım kitabın eksikliğiydi. Olayın güzel ve temiz olması artısıydı.

Kitapta iki gencin cocukluk ve genclik yıllarını samimi şekilde okuyorsunuz. Çok fazla kahraman olmaması da kitabı sadeleştiren bir unsurdu. Ama dediğim gibi biraz daha baskın bir kitap olsaydı keske. Yine de güzeldi..


3 Mart 2016 Perşembe

Kendine Bir İyilik Yap- Bilge Göksu

Tanıtım:

Kitabın adı: Kendine bir iyilik yap
Yazarın adı: Bilge Göksu
Yayınevi: Carpe Diem
Sayfa: 190
Fiyat13.5₺
Baskı: 16. Baskı Şubat 2016
Alınan tarih: 2 Mart 2016
Puanım: 9/10

Arka kapak:

Hayat güzelliklerle dolu ve buna layık olabilmek için iyi bir insan olmaya çalışıyorsun. Ama sen de biliyorsun, insanlar bazen kıskanç, yalancı, çekilmez olabilirler. Yardım etsen dahi ihanetlerini görebilir, dürüst olduğun için zarara uğrayabilirsin. Bugün yaptığın iyilikler, yarın unutulabilir. Olsun, sen yine de iyi kalmaya, sevmeye ve yaşamaya devam et. Çünkü insan olmanın sırrı budur.

Her şeyden önce kendine bir iyilik yap ve bu kitabı oku. Sonra da onu sevdiğin birine hediye et. Çünkü başkalarına yaptığın iyilikleri aslında kendine yapıyorsun...



Yorumum:

Carpe Diem, benim için çocukluk özlemim gibidir. Lise yıllarımda Mine Sota kitaplarının hepsini okumuştum. Okuyacağınız en keyifli ve komik yazarlarımızdandır. Yer yer hüzünlenirlen yer yer sizi güldürürdü. Şuan kitaplarına bakıyorum da, Ömer Sevinçgül kitaplarını da çok okurdum. Nedense Kendine Bir İyilik Yap kitabı bana ulaşmasaydı eskilerimi hatırlayamayacakmışım.. Sebepsizce hüzünlendim. O ince uzun kitaplar, kitaplığımın kemik kadrosuydu oysaki.. Şuan düşünüyorum da neden onları okul kütüphanesine emanet etmiştim ki :( belki de kaç kişinin elinden geçip onları da keyiflendirdiler ve onlara da okuma alışkanlığı  kazandırdılar :) Bunu düşünmek işte gülümsememe sebep olan..

Durdurun Dünyayı İnecek Var kitabı, lise sıralarımda okumak için çantamda gezinirlen şiddetli bir yağmurda, hemde çantamda sırılsıklam olmuştu ve tüm sayfaları kırış kırış olup buruşmuştu.. Sanırım şuan kitaplarımı elden çıkardığım için onların anıları altında eziliyorum.

Hayat ne kadar garip değil mi? Bu kitap hakkında yorum yapmayacağım. Çünkü okunacak en eğlenceli ve en öğretici bir kitap. Alıp okuyun diyorum ve gerçekten içindeki o mutlulukları, sizi eskilere götürecek o hikayeleri, sizi gülümsetecek ya da içinizde burukluk  bırakacak bu kitabı mutlaka okuyun. Çünkü bu kitabın içinde her yaşa hitap edecek güzellikler var..



Paranoya- Tuğba Sarıünal

Tanıtım:

Kitabın adı: Paranoya
Yazarın adı: Tuğba Sarıünal
Yayınevı: Destek
Baskı: 1. Baskı Şubat 2016
Alınan tarih: 27 Şubat 2016
Fiyatı: 19₺
Sayfa: 295
Puanım: 8/10

Arka kapak:

Varoluşlarını akıl ve sezginin birlikteliğine borçlu olan iki farklı karakter tahmin edilmesi imkânsız bir sona hizmet etmek için tanıştılar.

Gidecekleri yolda ellerinde olanla yetinemeyeceklerini ikisi de biliyordu.
Çünkü son varsa öncesi de vardı.

Geçmişin derinlerine inerken ayık kalmak zorundalardı.
Çünkü her son esaslı bir karardı.

Bütün olasılıkları hesaplayıp zamana hükmetmeye çalışırken, sadece birbirlerine güvenebilirlerdi.

Ne mutlu!
Ve maalesef ki...




Yorumum:

Arkadaşlar ben kitabı ilk başta resmen normal bir aşk-aldatma-bosanma-yeni hayat kurma .. gibi bir olay diye düşünürken yazar başımdan aşağı kaynar su döktü. Yok böyle birşey. Yazarın ilk kitabı da bu tarz mıydı bilemiyorum ama ben bunu bir aşk üçgeni falan tarzı birşey diye düşünerek elime aldım. Ne bileyim kız amansız hastalığa yakalanır yada delirir falan derken onun üzerinden bir romantiklik bekledim ama Booommm!!!

Kitap benim en sevdiğim tarzlardan biri çıkmasın mı!! Polisiye:) Suratımda salakça bir sırıtış. O hoşnut ifadesi..

Evet, Fulya ve Kerem evli bir çift. Kerem bir Üroloji doktoru. Mutlular ve birbirlerini seviyorlar. Zaten benim bir aşk romanı okuyacağımı hissettiren şey buydu.

Yani bunu söylersem spoiler mı olacak bilmiyorum ama söylemezsem de yorumlayamam!?

Kerem işinde terfi alıyor ve İngiltere'ye gitmek için çiftimiz heyecanlanırken bir gün Kerem, arabasında kendine bir ilaç enjekte etmiş ve kendini vurup intihar etmiş şekilde bulunuyor.

Delirlerde herşey intiharı gösterirken Fulya buna hiç inanmıyor ve bu işin peşine düşüyor. Polis memuru Atakan'ın da desteğiyle çok kirli ve büyük bir işi ortaya çıkarmaya çalışırken buluyorlar kendilerini.

Yazarı burdan cidden tebrik etmek istiyorum. Kendisi genç olmasına rağmen kalemi bence çok güçlü ve başarılı. Polisiyeye farklı bir yönden yaklaşmış ve gercekten. Kitabı başarılı buldum. 

OzPack Kitap Çantası

Selam arkadaşlar,
Uzun zamandır bu güzelliği görüp görüp deliye dönüyordum. Çünkü benim için İstanbul denilince aklıma gelen tek yer Haydarpaşa Garı'dır ve bu şahane çantanın ana temalarından birisi de sayın Haydarpaşa Garı. Kısacası bu güzelliği elime alamasaydım çok üzülecektim :)

Evet sizin için bu güzel çantayı inceleyeceğim ve resimlerle biraz da olsa size göstermeye çalışacağım.

Öncelikle bu çantalara sahip olmak çok kolay. Kullanımı çok kolay olan bir siteleri var.

http://www.ozpack.com.tr  sitesine girdiğinizde karşınıza desenler, renkler ve özel koleksiyon OZPACK'ler çıkıyor.

Benim aldığım çantanın adı İSTANBUL ve http://www.ozpack.com.tr/collections/buyuk-ozpack/products/93a-istanbul-8680621700934  bu linkten bulabilirsiniz. Ayrıca farklı modellere de göz atabilirsiniz.

Kargonuz MNG kargo ile geliyor. Kapıda ödeme seçeneğini seçerseniz 3₺ ekstra ödeme yapıyorsunuz. Kredi kartıyla ödemelerde kargo ücretsiz ve sadece aldığınız ürünün ücretini ödüyorsunuz. 

Şimdi resimlerle biraz daha detaylı olarak göstermek istiyorum.


Kargo bu şekilde geliyor arkadaşlar. Şahane bir şekilde paketlenmiş şekilde geliyor.


Benim elimdeki OZPACK böyle cici cici bir şey. Çok güzel gerçekten arkadaşlar. Ayrıca, derisi şahane bir kalitede. Fermuarı bile çok özenle seçilmiş durumda.


Fermuarlı gözü açtığımda da bu güzel yazıyla karşılaştım. Sizle de paylaşmak istedim. Bence çok güzel bir yazı.



OZPACK hastanesi.. Gerçekten çok ilginç bir olay. Görünce çok hoşuma gitti gerçekten. Bir Türk olarak Osman Bey'i tebrik ediyorum. Bence tüm dünyaca kullanılabilecek şahane bir çanta.



Evet boyutları bu şekilde. A4 kağıdı kadar bir büyüklüğü var. Eşyalarınızı içine yerleştirip cırt cırt bandıyla sabitleyerek icindeki eşyaların kaymamasını sağlıyorsunuz.


İçi bu şekilde. Evet iç astarı gayet kalın ve dayanıklı görünüyor. Kitaplarınız ve tabletiniz zarar görmeden taşınabilir bir dizaynda.


Cırt cırtlı göze istediğiniz herşeyi koyabilirsiniz. Para, cüzdan, kalem.. Aklınıza her ne gelirse kaybolmasını engellemek istediğiniz daha küçük şeyleri bu göze koyabilirsiniz.



Ben İpad Mini kullandığım için, büyük OZPACK'lerden almayı tercih etmedim. Bu boyutları 49₺ iken diğer modeller 69₺.



Umarım yardımcı olabilmişimdir. İyi günler dilerim:)


BENİM ALDIĞIM ÜRÜNÜN DETAYLARI ŞU ŞEKİLDE; KİTAP OZPACK


Bu Ozpack en çok satılmış ve denenmiş, iç cebi bulunmayan klasik OZPACK modelimizdir.Ozpack`ler A4 boyutundaki kitap ve defterleri taşımak için geliştirilmiştir. Maksimum 5 kitap/defter için kullanılır. Dünyanın en kaliteli fermuar, cırt cırt ve lastikleri (YKK) ile yıllarca yıpranmadan kullanılabilir. Ozpack ürünlerinde ömür boyu tamir garantisi bulunmaktadır: bkz Ozpack hastanesi. Ozpack’ler sağlığa zararlı, kanserojen madde (fitalat) içermez.


BOYUT: 25cm X 45cm


DIŞ CEP: Ozpack’lerin dış kısmında kişisel eşyalarınız taşımak için uygun bir cep bulunmaktadır. Bu modelin dış cebi kalemleriniz, anahtarlarınız, cüzdanınız, telefonunuz ve telefon şarjınızı taşımak için uygundur.Bu Ozpack, yönetmen Melih Kundakçıoğlu tarafından tasarlandı.


Ürün Kodu: 8680621700934


Fiyatı: 49 TL



KİTAP VE TABLET OZPACK;


Ozpack`ler A4 boyutundaki kitap ve defterleri taşımak için geliştirilmiştir. Maksimum 5 kitap/defter için kullanılır. Dünyanın en kaliteli fermuar, cırt cırt ve lastikleri (YKK) ile yıllarca yıpranmadan kullanılabilir. Ozpack ürünlerinde ömür boyu tamir garantisi bulunmaktadır: bkz Ozpack hastanesi. Ozpack’ler sağlığa zararlı, kanserojen madde (fitalat) içermez. 


BOYUT: 45 cm X 29 cm 


DIŞ CEP: Ozpack’lerin dış kısmında kişisel eşyalarınız taşımak için uygun bir cep bulunmaktadır. Bu modelin dış cebi kalemleriniz, anahtarlarınız, cüzdanınız, telefonunuz ve telefon şarjınızı taşımak için uygundur.


iÇ CEP: 26 cm X 21 cm, çoğu tablet bilgisayarınızı (tabletinizin boyunu ölçmeniz tavsiye edilir) veya not defteri, bloknot, ajanda gibi eşyalarınızı taşır.


Fiyatı: 69 TL

Sanırım söylemem gerekenler bu kadar. İyi günler dilerim:)

1 Mart 2016 Salı

Wright Kardeşler- David McCullogh

Tanıtım:

Kitabın adı: Wright Kardeşler 
Orjianal adı: The Wright Brothers
Yazarın adı: David McCullough
Yayınevi: Lemur
Sayfa: 313
Fiyat: 24₺
Baskı: 1. Baskı Şubat 2016
Alınan tarih: 23 Şubat 2016
Puanım: 8/10

Arka kapak:


İki Pulitzer ödüllü yazar David McCullough, dünyaya uçmayı öğretmiş cesur kardeşlerin çarpıcı hikâyesinin ardındaki gerçeği anlatıyor: Wilbur ve Orville Wright.


 1903 yılının bir kış gününde, Kuzey Carolina’nın ücra Outer Banks Bölgesi’nde, Ohiolu iki erkek kardeş, Wilbur ve Orville Wright tarihin gidişatını değiştirdi. İlk ağır, motorlu ve pilot taşıyan makineyle uçuş çağı başladı.

Bu adamlar kimdi ve uçmayı nasıl başarmışlardı?

Wilbur ve Orville, ticari başarıyı yakalamış iki eğitimsiz bisiklet tasarımcısı olmanın çok ötesinde, yetiştirilme tarzlarına dayanan olağanüstü cesaret ve azim sahibi, çok çeşitli entelektüel ilgi alanlarına ve bitmek tükenmek bilmeyen bir meraka sahipti. Yaşadıkları evde ne elektrik, ne de su tesisatı vardı. Ama babaları tarafından temin edilmiş bolca kitap bulunuyordu ve asla okumaktan vazgeçmediler.

Birlikte çalıştıkları zamanlarda, üstesinden gelemeyecekleri hiçbir problem yoktu. Wilbur şüphesiz bir dâhiydi. Orville çok ender görülen bir mekanik beceriye sahipti. Eğitimlerinin lise düzeyinde kalması, çok az paralarının olması ve yüksek yerlerde tanıdıklarının olmaması onları uçuşa geçmek konusundaki hayallerinden asla vazgeçirmedi. Hiçbir şey, hatta her seferinde yeni icatlarına kalkıştıklarında göze aldıkları ölüm tehlikesi bile bunu yapamadı.

Amerikalı ünlü tarihçi ve yazar David McCullough, Wright Kardeşlerin hikâyesini belgesel tadında okuyacağınız bu kitapta anlatmak için, kişisel günlüklerin, not defterlerinin ve binden fazla şahsi aile arası yazışmasının da içinde bulunduğu Wright belgelerinin geniş zenginliğinden ve kız kardeşleri Katharine’in pek bilinmeyen katkılarından yararlanıyor.


Yorumum:

Wright Kardeşler bitti.. Yorum blogda..
Evet kitap hakkında yorum yazmak çok zor aslında. Çünkü bu kitaba ne eleştiri yazabilirim ne de puan verebilirim.. Gerçek bir aile öykünü anlatıyor bu kitap ve okuduğum ilk biyografi tarzı kitaptı. Kesinlikle mutlaka okunması gereken bir eser..
Kardeşlerin azmi, aralarındaki birlik beraberlik.. Wilbur ve Orville Wright kardeşler esas kahraman fakat, arka planda görünen insanlar da kesinlikle onların bu başarısında çok büyük etkisi olan insanlar.. Bu başarı sadece iki kişinin başarısı değil. Tüm ailenin başarısı..
Bisiklet tasarımcısı olan kardeşlerin bu azim ve başarısı gerçekten takdir edilesi bir olay.  Wilbur'un dahiliği ve Orville'in mekanik becerisiyle kardeşler birbirlerini tamamlıyorlar.
Yazarın diline hayran kaldım. Gercekten yazar bu kitabı başka şekilde yazsaydı okunamazdı. Son olarak, kitaptaki resimler ve belgeler çok çok ilgi çekiciydi. Resimlerin daha çok olması kitabın çekiciliğini ve gerçekçiliğini daha da ortaya çıkardı..şahane bir kitap okudum ve lahane bilgiler edindim.. Çok başarılı bir kitaptı. Mutlaka okuyunuz diyorum!! 




Kitaptaki bazı resimler;










27 Şubat 2016 Cumartesi

Zehir- S. J. Bolton

Tanıtım:

Kitabın adı: Zehir 
Orjinal adı: Awakening
Yazarın adı: S. J. Bolton
Yayınevi: Pegasus
Sayfa: 495
Basım: 1. Baskı Temmuz 2012
Alınan tarih: 19 Kasım 2015
Fiyatı: 28₺
Puanım: 9/10


Arka kapak:

Kabus görmeyeceksiniz...
Çünkü uyuyamayacaksınız..

Her şey nasıl mı başladı? 
Sakin ve düzenli bir hayatım vardı, ta ki cuma sabahı saat altıya birkaç dakika kala her şey altüst olana kadar…

“Şeytani bir zekâ… Dehşet verici bir son… Klas, hızla akan, sürükleyici bir gerilim. Kaçırmak istemezsiniz…”
Lancashire Evening Post

“Elinizden bırakamayacağınız bir gerilim romanı.”
Booklist (Yılın En İyi 10 Suç Romanı)

“Soluk kesici bir gerilim.” -Daily Mail 

“S.J. Bolton’ın ilk romanı Kurban’ın ardından yazdığı Zehir tam gerilim arayanlara göre. Heyecanlı bir gerilim romanı daha…
Bolton çok iyi yazıyor.”
The Bookseller

Tüyler ürpertici, esrarengiz ve çarpıcı. Bu, uyumadan önce okunacak bir roman değil.”
News of the World



Kısa bir düşünce, öylesine..

1. Öncelikle, S. J. Bolton kitaplarını aldığımda, polisiye-gerilim olduklarını düşünerek aldım. Fakat bu yazar, olayların çok üstünde. Kurban kitabını da cok sevmiştim ama o sadece, yazarın zekasını ve kurgulama gücünü görmemiz için bir başlangıçtı. Kurban daha cok polisiye-gerilime yakındı ama Zehir kesinlikle polisiye-gerilim kitaplarından çok çok ötede. Ona bir kategori veremiyorum. Gerilim olduğu kesin. Polisiye mi? Hayır. Ortada bir sürü yılan var. İnsanların bir anda hayatına giren ve onların hayatını tehlikeye sokan. Evet ortada bununla ilgili bir sorun var! Polislerin de olaya dahil olacağı. Fakat, burda esas konu, başrol kahramanımızın bilgisi ve eğitimi. Zekası ve kıvraklığı..

Her zaman zeki başkahramanları sevmişimdir. Fakat Clara, zekasını sonuna kadar kullanan ve bize bu konuda net bilgiler öğreten birisi. Kitabı okuduktan sonra yılanlara bakış açım değişti gercekten.

Bir konuda uzman olmak, o konunun her yönünü araştırmak ve incelemek çok güzel bir durum. Hele de bunu bir iş olarak değil de bir hobi ve bir zevk olarak yapıyorsanız, bu çok çok daha iyi bir durum. Öğrendiklerinizi asla unutmazsınız ve bunlar beyninizin silinmez bir parçası olarak kalır.

2. Bu kitap bana eski heyecanlarımı hatırlattı. Küçükken hayalimde üç meslek vardı. Hiçbiri olamadım ama.. Neyse:) Ali Tıp Uzmanı, Polislik ve Veterinerlik.. Hatta babam hep, "kızım hayvanları çok seviyorsun. Bence veteriner ol sen!" derdi. Sonra ben, her gördüğüm hayvana üzülüp ağlayınca "yok kızım sen veteriner olamazsın. Ağlamaktan onları kurtaramazsın" derdi.. Evet, öyle şu televizyonlarda iş olsun diye yok kurban kesmeyin yok hayvanlara zarar vermeyin diye yürüyen, sacma sapan polemik yapan insanlardsn değilim. Üzerlerine yüzde yüz hayvan kürkü giyip sonra da "kurban kesmeyin. Hayvan katliamı" diyen boş beyinlerden yada sokakta görse kediye köpeğe çelme takan ama iş konuşmaya gelince hayvansever kesilenlerden değilim. Bize sözde sever değil hayvansever lazım!!


Yorumum:

Clara bir veteriner. Yılanlardan hayli anlayan ve bilgi sahibi birisi. Yaşadığı köyde ilginç şekilde yılanlar bir anda insanların hayatına giriyor ve onlara saldırıyor. Evlerine dahi giren bu yılanlar zamanla insanları da tedirgin etmeye başlıyor.

Zehirlenen insanlar, aslında normal insanlara cokta zararı olmayan yılan zehirleriyle zehirleniyorlar fakar olayın ölümcül hale gelmesi ve sokulan kişilerin ölmesi ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Köyde yaşanan esrarengiz olaylar da bir yandan sizi meraklandırıyor. Olayların netreye bağlanacağını merak ediyorsunuz ve bu da kitabı çekici kılıyor. Esrarengiz ölümler, tüm köy ahalisinin sessiz kalması çok ilginç şekilde olayın seyrini değiştiriyor. 

Kitabın son 150 sayfası çıldırmak üzereydim. Olaylar hiç beklemediğim bir yere bağlandı ve ben bir an "Dan Brown mı okuyorum ben şuan?" sorusunu sorarken buldum kendimi. Şahaneydi.

Biz bazı şeyleri Dan Brown'dan öğrendik. "Kiliseye asla güvenme!"

Olayların basit bir "yılan" olayından çıkıp tamamen farklı bir boyuta ulaşması şahaneydi. Kitaba bayıldım. Mutlaka mutlaka okuyun derim!!

Söyleyeceklerim bu kadar.. Gerisi spoiler alarmı verebilir.. Sustum:)