26 Kasım 2016 Cumartesi

Test-Joelle Charbonneau

Tanıtım;


Kitabın adı: Test 
Orjinal adı: The Testing
Yazarın adı: Joelle Charbonneau
Yayınevi: Pegasus
Baskı: 1. Baskı Ekim 2016
Alınan tarih: 31 Ekim 2016
Sayfa: 344
Fiyatı: 29.90₺
Seri sıralaması: 1
Puanım: 8/10


Arka kapak:


TEORİK BİLGİ, PRATİK BECERİ VE SAF ZEKÂNIN BİLEŞİMİNE SAHİP MİSİNİZ?
BAŞKALARINI YÖNLENDİRMEK İÇİN HER ŞEYİ YAPAR MISINIZ?
ÖNÜNÜZE ÇIKANLARI EZİP GEÇMEYE HAZIR MISINIZ?
 
BİRLEŞİK BÖLGELER HER SENE HER KOLONİNİN EN İYİ MEZUNLARINI TEST’E TABİ TUTAR. BAŞARILI ADAYLAR ÜNİVERSİTE’YE GİDECEK VE DÜNYANIN SAVAŞ YARALARININ SARILIP YENİDEN İNŞA EDİLMESİNDE HÜKÜMETE DESTEK OLACAKTIR.
 
BU SÜREÇ TERCİHE BAĞLI DEĞİLDİR.
 
Feragatname: Birleşik Bölgeler, adayların Test sürecindeki psikolojik ve fiziksel sağlığından sorumlu değildir.
 
“Giderek artan gerilim, ustalıkla kaleme alınmış senaryolar ve zengin karakterler ortaya okurun hayal gücünü besleyen, heyecan dolu bir hikâye çıkarmış… Charbonneau macera, romantizm, entrika ve gerçekçi distopyayı kusursuz bir şekilde harmanlamış.” 
Publishers Weekly




Yorumum;

Kolonilerden oluşan bir ülke. 16 yaşında mezun olan Cia, Test için seçilip seçilemeyeceğini düşünmeden edemiyor. Annesi, babası, abileri.. herkesin gözü Test için seçilecek olanlarda.. Cia'nın pek umudu yok. Seçilmezse ne yapacağını kara kara düşünmekle meşgul. Sürekli bir şeylere yardımcı olmak ve icatlar bulmak için beyinlerini yoran insanlar. İnsanlığa yardımcı olmak önemli bir unsur.

Yıllardır Beş Göl kolonisinden kimsenin Test için seçilmemiş olması soru işaretlerini arttırsa da Cia için artık geri dönüş yoktu. Testlere gitmek bir daha ailesini görememek demekti ve hiç bilmediği bir yere doğru yola çıkmaktı. Başlarda Testler içi heveslense de sonrasında babasının da anlattığı bazı olaylardan sonra tedirgin olan ve gözünü dört açması gereken Cia için bambaşka bir hayat başlıyor.

Cia, testlere başladığında çok kanlı ve ölümcül günlere de girdiğini ve bunlardan sağ salim çıkabilmek için neleri feda edeceğini görmek üzere..

Tek bir sorun var; testten çıktıktan sonra orda ne yaşandıysa hafızalarından tamamen siliniyor..

Kitabın ikincisini gerçekten çok merak ediyorum. Kitap çok güzel bir yerde bitti ve ben meraktan öleceğim.. Şahaneydi. Karakterlerin hepsini ayrı ayrı beğendim. Bakalım devamında neler olacak:)

21 Kasım 2016 Pazartesi

Harry Potter Ve Lanetli Çocuk


Sonunda o gün geldi çattı.. Tabiki yıllardır Harry Potter bekliyoruz ama Lanetli Çocuk tiyatrosu duyurulduğundan beri yani aylardır içim içime sığmıyordu. İnternete düşen tüm spoiler içerikli yorumları, mesajları, videoları kısaca her şeyi okumuş-izlemiş birisi olarak bu kitabı dört gözle bekledim gerçekten..



Kitabı daha ön siparişteyken almıştım ve YKY etiketiyle 22₺ etiket fiyatıyla bizlerle buluştu. Aslında herkes gibi bende ciltli çıkar diye bekledim ama maalesef ki YKY politikası bize bu kitabı baya uygun bir fiyatla ve baya baya kalitesi tartışılır şekilde sundu. Bu konuya girmek istemiyorum.. Kitabın heyecanı bende bambaşka şuan.. Kitap Kasım 2016 başlarında çıktı ve Kasım ortalarında da ikinci baskıyı sundu. Bunu görmek o kadar güzel ki! Kitabın baskısının tükenmesi ve tükenen baskılarla, yeni baskıların çıkması çok büyük bir heyecan bence.. Harry Potter ateşi tüm dünyada yanıyor..


Kitapla ilgili çok tartışmalar oldu. Sevenler oldu sevmeyenler oldu. Elbette herkes sevmek zorunda değil ama! Bilemiyorum. Bu kitabı ben çok sevdim ve sevmeyenlerin ne aradığından da emin değilim.

Öncelikle, Harry Potter serisi bir çocuk serisi. 7-10 yaş falan diyebileceğimiz yaşlara hitaben yazılmış ve bence bu kitabı okurken bunu göze alarak okumalıyız. Ayrıca kitap bir tiyatro metni. Yani zaten roman olarak çıkmadı ki karşımıza. Ne bekliyorduk ki. Zaten tiyatroda oynanabilecek bir metindi. Efektleri falan sizin hayal etmeniz lazım. En basit olarak ilk bölümde baykuşlar kullanılmış ama baykuşlar tiyatronun atmosferine uymayınca ikinci bölümde farklı yollar denenmiş baykuşlar için. Yani bu kitap, canlı oynanan bir oyun ve buna göre okunmalı bence. Tiyatroda sergilenen bir oyun gözüyle bakarak okunmalı. Çünkü bu bir tiyatro ve romanların önümüze koyduğu bol efektli bir sinema filmi değil maalesef.


Kitaptaki en sevmediğim karakter ve tiyatro oyuncularından da en sevmediğim karakter aynı kişi; Hermione Granger.. Bunun sebebi öncelikle siyahi bir oyuncu olması. Asla siyahi olmasına lafım yok ama Emma Watson gibi bir karakterin hayat verdiği temel kurgunun üstüne bir anda siyahi bir karakter görmek şahsen beni hayal kırıklığına uğrattı. Ayrıca ana kitaplardaki o zeki ve anlık düşünceleriyle hayat kurtaran Hermione, sanki bu tiyatro kitabında daha yavaştı ve yaptığı hatalar yüzünden fazlaca başları ağrıdı.Daha dikkatli davranması gereken bir karakterken, kendini salmış ve özensizleşmiş gibiydi. Ben şahsen bunu Hermione'den beklemezdim. Bu konuda beni hayal kırıklığına uğrattı..

Diğer tüm karakterleri çok sevdim. Çocuklara bile hayran kaldım. Bence çok güzeldi karakterler. Fred ve George karakterlerini aradım. Birkaç şaka fena olmazdı ama değil mi? Gerçi onlarda artık eksi bir oldukları için sanırım ikizlerin de kitapta ismen geçmesi normaldi..

Albus Potter ve Scorpius Malfoy bence babaları karışmış karakterler gibiydiler:) Soyadları değişse daha iyi olacaklardı. Ama neticede Potter, dedesine çekmiş olabilir değil mi? Yani Severus'a yaptıklarını da unutmadık James:)

Kitaptaki tartışmasız en iyi karakter benim için Draco oldu. Olgunluğu ve kendi geçmişindeki aile bağlarından ötürü çocuğuna olan tutumunu çok sevdim. Ama düşünüyorum da her ne kadar Ölüm Yiyen bir anne-baba sahibi olsa da onun da anne-babası Draco'yu çok seviyordu..


Kitabı okudukça, çocukluklarını bildiğim karakterlerin artık birer yetişkin ve birer ebeveyn olduklarını görmek beni duygulandırdı nedense. Ya bilmiyorum ama onlar benim arkadaşım gibiydiler. Onlarla büyüdüm ben. Şimdi onların yanında çocuklarının olması ve çocukları için endişeleniyor olmaları beni acayip hüzünlendirdi. Kendimi buruk hissediyorum nedense..


Kitaptaki geçmişe dönüşleri okurken çok keyif aldım. Kendisini bulmaya çalışan çocukların karakteri için bence güzel adımlardı. Snape'in daha çok sahnesi olmasını ve bir yerlerden Dumbledore'un da olaylara girmesini çok isterdim. Hala ve hala bu serinin sezonluk dizisi çekilmesi taraftarıyım. Birileri beni duysa keşke:)

Söyleyeceklerim aslında çok uzun ama bu kadarla bırakıyorum yazımı. Herkese keyifli okumalar:)

16 Kasım 2016 Çarşamba

Harry Potter ve Sırlar Odası Ciltli Özel Baskısı

Uzun zamandır beklediğimiz an sonunda geldi. Serinin 2. Kitabı da ciltli olarak çıktı. Hemen siparişimi de verdim ama bazı teknik hatalardan dolayı elime geç ulaştı kargom. Bu nedenle ancak şimdi paylaşabiliyorum. Kitap yine Yapı Kredi Yayınları tarafından elimize ulaştı. Kitabın boyutları çok büyük..

27,3*22,9 cm boyutlarında bir kitap ve ciltli olması da fiyatını biraz kabartıyor ama bu, koleksiyon isteyen kişiler için pek önemsenen bir konu olmaz bence. En azından benim için sorun olmadı...

Kitabın etiket fiyatı 65₺ var.. Resimleri o kadar güzel ki hemen sizlere resimlerini paylaşmak istiyorum. Biraz bolca resim atacağım:)









Kitabın ciltli baskısı bu şekilde. Karton kağıdın resimli baskısı gerçekten muhteşem. İlk kitabın cilt baskısı kırmızıydı. Bu da turuncu. Çok güzel bir seri olacak gibi görünüyor. Bu konuda çok heyecanlıyım. Devamını da sabırsızlıkla bekliyorum:)



Cilt baskının en arkası ve en ön kısmı bu şekilde güzel bir baskıya sahip..



Kitabın tanıtım yazısı, yazarın ve resimleri çizen kişinin tanıtımı da kağıt  ciltte yazılı bir şekilde karşımıza çıkıyor..




Aragog'un resimleriyle süslenmiş çoğu sayfa:) Örümcekler bizim için en korkutan hayvanlar... Ahhh bir de baykuşlarımız var en sevdiğimiz hayvanlarımız:)





Harry ve Dudley'in çizimleri çok güzel. Dudley, ciddi ciddi pis boğazlı değil mi:) Çizimler hayalimdekinden daha da güzel olunca kitap bir o kadar daha güzel bir hal alıyor benim açımdan..


Dobby, seni ne kadar çok seviyoruz değil mi:) Ben çok seviyorum da sizleri bilemem ama sevmeyen de yoktur bence:)


Uçan arabamız..





Resimlerin güzelliği.. Gerçekten her şeye değiyor gerçekten..




Ron Ron Ron Weasley..






Hermione Granger.. Bu kitaptaki en iyi karakterlerden birisi elbette..






Neden bilmiyorum ama Malfoy'un çizimleri bana korkutucu ve sevimsiz geldi.. ama yine de güzel bir cizim. Sadece fazla suratsız..



Ahhh.. En güzel karakterlerden diğeri de Hagrid.. Kesinlikle bu serinin olmazsa olmazı..


Aragog... Aragog...




Ve muhteşem bir Dubby çizimiyle de bitireyim.. Biraz fazla oldu resimler ama olsun artık bu seferlik:)

8 Kasım 2016 Salı

Kazananın Laneti-Marie Rutkoski

Tanıtım


Kitabın adı: Kazananın Laneti
Orjinal adı: The Winner's Curse
Yazarın adı: Marie Rutkoski
Yayınevi: Pegasus
Baskı: 1. Baskı Eylül 2016
Alınan tarih: 31 Ekim 2016
Sayfa: 368
Seri sırası: 1
Puanım: 9/10


Arka kapak:


İSTEDİĞİN ŞEYİ KAZANMAK, SEVDİĞİN HER ŞEYE MAL OLABİLİR.
 
On yedi yaşındaki Kestrel, bir generalin kızı olarak savurgan ve ayrıcalıklı hayatının tadını çıkarmaktadır. Arin’in ise sırtındaki giysilerinden başka bir şeyi yoktur. 
Kestrel, Arin’i kendisine bağlayan fevri bir karar alır ve bununla savaşmaya çalışsalar da birbirlerine âşık olmaktan kendilerini alıkoyamazlar. Ancak genç âşıkların dünyasında, isyan, düellolar, ahlaksız söylentiler, kirli sırlar ve her şeyin tehlikede olduğu oyunlar hüküm sürmektedir. Birlikte olabilmek için halklarına; ülkelerine sadık kalmak için ise birbirlerine ihanet etmelidirler.
 
Kazananın Laneti gençlik fantazya türünde nefes kesici, şiirsel bir zafer. Rutkoski muazzam bir güçle, korkusuz bir güzellik destanı yaratmış. Bu kitap kaçırılmamalı.”
ANN AGUIRRE, New York Times ve USA Today çoksatan yazarı
 
“Zengin betimlemeler, nefis bir kurgu ve sağlam hikâyecilik, bu fantazyaya olağandışı bir zekâ ve derinlik katıyor… İncelikli ayrıntılar ve zarif anlatım, hikâye evrenini taze ve canlı kılıyor. Politika, entrika, hatta şiddetle dolu, karmaşık ve merak uyandıran olay örgüsünde her karakter yetenek, kusur ve isteklerin girift bir karışımıyla şekilleniyor... Nefes kesici, trajik ve gerçek.”
Kirkus Reviews 
 
Kazananın Laneti'ndeki her satır özenle yazılmış, öykü ustaca kurgulanmış. Karakterlerin ikilemlerine hayran kaldım ve yüreğim sızladı. Bu kitap ender ve özel bir okuma deneyimi sunuyor; hikâyede bir an sonra ne olacağını hiçbir şekilde tahmin edemedim ve buna bayıldım. Daha fazlasını istiyorum.”
Kristin Cashore, New York Times çoksatanı Yedi Krallık Üçlemesi’nin yazarı





Yorumum:


Uzun zamandır bir sürü distopya,fantazya türü kitap okuyorum. Kazananın Laneti'ne başlarken özellikle arka kapak yazısını da okuduktan sonra yine klasik bir kitap mı geliyor diye düşünürken.. kitaba bir başladım!! Okuduğum en güzel kitaplardan birisi olduğuna karar verdim. Kitabın anlatımı, dili, yazarın betimlemeleri ve konu cidden çok güzeldi. Serinin devamını ciddi ciddi, büyük bir merakla bekliyorum.. Kitaptaki ana karakter 17 yaşında olmasına rağmen, olgunluğu ve tavırları çok hoşuma gitti. Ergen tripleri okumak hiç hoşuma gitmiyor ve bu kitapta buna gerçekten yer yoktu. Şuan düşünüyorum da kitaba bayıldım...

Kestrel, bir generalin kızı. Haliyle zengin ve varlıklı bir aileye sahip. Harcamaları konusunda çok cüretkar. Para yada onun gibi şeylerin pek önemi yok onun için. Bir gün köle açık arttırmasında (öyle mi demeliyim artık öyle demeliyim evet) Arin adlı bir köleyi çok uçuk bir ücretle sahipleniyor. Kölelerle pek ilgisi olmasa da Arin ona bir şekilde çekici geliyor ve onu sahipleniyor..

Arin, hiçbir şeyi olmayan ve emir altında çalışan bir köle olarak generalin evine giriyor. Sakin ve zeki tavırlarıyla dikkat çekmemesi gerekiyor ama..

Kestrel'in Arin'e olan merakı çok farklı. Onu gözlemlemesi, hal ve tavırlarını incelemesi ve zekasının oranını görmeye çalışması onları yakınlaştırmaya başlıyor..

Bir yanda da Kestrel, babasıyla uğraşmak zorunda çünkü adam, kızının asker olmasını ve eğitim almasını istiyor. Kendini savunması ve daha özgürce tek başına gezebilmesi bile asker olmasına bağlı...

Kestrel'in ise askerlik düşünceleri sıfır derecesinde ona uzak. Bu konuyu da sürekli görmemezlikten geliyor.

Arin, tam bir sır perdesi.. onun bu kitaptaki yeri o kadar büyük ki! Bir olayın yıldönümü gibi! Çok kötü ve gerçekleşirse çok kan dökülecek bir olayın. Kestrel ise herşeyden habersizce(?) babasının cepheden dönmesini bekleyecek(?)

Bu kitapta düzenbazların yeri yok! Düzenbaz!!! Ah Düzenbaz!!

Birisi bana 2. Kitabı versin nasıl bekleyeceğiz bilmiyorum:(